“Evdeki Kedi” bölümümüzün ilk kısmında ele aldığımız, evdeki kediler için doğru bir kedi bakım çevresi kurgulamanın temel koşullarını ele alan, bilimsel “Beş Sütun Çerçevesi”nin eksiksiz uygulanması ve “5 Sütun”un yaşlı kedinizdeki -daha önce bahsetmiş olduğumuz- değişimlere bağlı olarak modifiye edilmesiyle karakterize olan düzenlemelerdir. Bir kediye bakım veren herkesin bilmesi gereken 5 Sütun çerçevesindeki başlıklar ve kısa açılımları şöyledir:
Sütun 1 - Güvenli Yerler: Kedinize farklı yerlerde, bazıları yüksekte olan, bireysel güvenli yerler sağlamalısınız.
Sütun 2 - Kaynaklara Erişim: Temel çevresel kaynakların her birini çoklu ve ayrı olarak sunmalısınız. (Su, mama, tuvalet yerleri, güvenli yerler, tırmalama yüzeyleri, oyun alanları)
Sütun 3 - Avcılık Tatmini: Oyun ve avcılık davranışları için kedinize imkân sağlamalısınız.
Sütun 4 - Sosyal Etkileşimler: İnsan-kedi sosyal etkileşimlerinin kediniz için pozitif, istikrarlı ve öngörülebilir olmasını sağlamalısınız.
Sütun 5 - Koku Duyusu: Kedinin koku duyusunun öneminin dikkate alındığı bir çevre sağlamalısınız.
Bu sütunları detaylı olarak anlattığımız ilgili sayfalarımızı incelemeniz ve kedi bakımınızı en başından “5 Sütun” çerçevesinde kurgulayıp yönetmeniz, kedinize hem çok daha tatmin edici ve sağlıklı bir yaşam sunmanızı hem de onun daha sorunsuz bir yaşlılığa hazırlanmasını sağlayacaktır.
Sütun 1 - Yaşlı kedi versiyonu: Kedinize farklı yerlerde, bazıları yüksekte olan, bireysel güvenli yerler sağlamalısınız. Yaşlı kedinizin bireysel sağlık durumunu, hareket kabiliyetini, duyusal ve bilişsel değişikliklerini dikkate alarak bu yerlere erişimi kolaylaştırmalı, bu yerleri daha konforlu hale getirmeli ve olası güvenlik risklerini engellemek için gerekli önlemleri almalısınız.
Kedinizin yaşlılığında stres toleransının azalması nedeniyle -özellikle de evde başka kediler, petler ya da küçük çocuklar varsa- daha çok rahatlama, dinlenme ve uyuma ihtiyacında olması muhtemeldir. Bu konuda sunduğunuz çözümlerin gözden geçirilmesi gerekir.
Kedinize yeterli sayıda (zaman geçirdiği her hacimde en az bir adet), kendisine ait (varsa başka petlerce kullanılmayan), bazıları mutlaka yüksekte olan, erişimleri yaşlı kedinizin gereksinimlerine uygun olarak kolaylaştırılmış, kuytu-kovuksal, küçük hacimler/yerler sağlamalısınız.
Yüksekte ya da yüksek bir engelin arkasında olanlar için ara platformlar ya da rampalar kurgulanarak kedinin zıplamasına gerek kalmadan bu yerlere kolay erişiminin sağlanması gerekir. Özellikle yaşlılığa bağlı hareket zorlukları ya da eklem hastalıkları olan kediler için böyle çözümler gereklidir. (Osteoartrit, “kireçlenme”, yaşlı kedilerde sık görülen bir hastalıktır fakat sahiplerince fark edilme oranı düşüktür çünkü işaretleri genellikle hastalıkla değil yaşlanmayla ilişkilendirilir. Halbuki kedi büyük sıkıntı-ağrı çekiyor ve tıbbi müdahale gerekiyor olabilir.)
Kediniz yatakta ya da çalışma masanızda yanınıza gelen bir kediyse buralara erişimini de rampalarla ya da ara platformlarla kolaylaştırmalısınız.
Bu güvenli yerlerin zeminlerinin iyi yastıklanmış olması, ortam sıcaklığına göre gerekiyorsa daha çok yalıtılmaları ya da elektrikli pet matlarıyla ısıtılmaları gerekebilir. Eklem hastalığı olan, ağrıları olan ya da vücut ısısını sabit tutmada zorlanan kedilerin sıcaklık toleransları daha düşük olacağından güvenli yerlerin bu açıdan da düşünülmeleri önem taşır.
Güvenli yerlerin bazılarının pencere önü olması, aktivitesi azalan kedinizin sıkılmasının engellenmesi için iyi olur. (TV izlemesi artan yaşlı insanlar gibi düşünebilirsiniz.) Pencerenin çekiciliğini arttırmak için dışarı kuş yemliği koyabilirsiniz.
Farklı yüksekliklerdeki platformları arasındaki mesafeler fazla olmayan, platformları geniş olan, birinden üsttekine ya da alttakine kedinin hem mesafe hem de açısal olarak rahatça çıkabileceği ve inebileceği kedi ağaçları güvenli yer konusunda verimli bir çözüm olabilir. Platformların ve genel olarak tüm ürünün stabil durduğundan, sallanmadığından emin olunmalıdır. Ayrıca bazı platformların U-şeklinde olması kedilerin tercih ettiği bir özelliktir, kuytuluk kendilerini daha güvende hissettirir.
Kedinizin dinlendiği ama riskli olduğunu hissettiğiniz yerler varsa buraları erişilmez kılmak yerine güvenli hale getirmeye çalışın. Düşme ihtimaline yönelik düşeceği yere katlanmış battaniye, havlu ya da geniş yastıklar koyabilirsiniz.
Çok kedili evlerde bir kedinin yaşlılığa girmesiyle sosyal hiyerarşide değişimler olması muhtemeldir. Güçsüzleşen kedinin önceden kullandığı yerler başka bir kedi tarafından “ele geçirilebilir”. Bu tür durumları engellemenin en iyi yolu kaynak sayısını arttırmaktır. Üzerinde rekabet olan yerle aynı niteliklere sahip (güneş alıyor olabilir, yumuşaklığı ideal olabilir, yüksekte olması tercih sebebi olabilir vb.) 1 yerine 3 yer olursa konu kendiliğinden çözülebilir. Her şeye rağmen yaşlı kedinizin kullandığı güvenli yerler diğer kediler tarafından işgal ediliyorsa sadece onun kullanacağı, diğer kedilerin erişemeyeceği düzenler kurgulamalısınız.
Sütun 2 - Yaşlı kedi versiyonu: Temel çevresel kaynakların her birini çoklu ve ayrı olarak sunmalısınız. (Su, mama, tuvalet yerleri, güvenli yerler, tırmalama yerleri, oyun alanları) Yaşlı kedinizin bireysel sağlık durumunu, hareket kabiliyetini, duyusal ve bilişsel değişikliklerini dikkate alarak bu kaynakların her birinin yaşlı kediniz tarafından kolayca ulaşılabilir ve rahatça kullanılabilir olmasını sağlamalısınız.
Beslenme birimleri (su ve mama kapları, puzzle besleyiciler, otomatik besleyiciler vb.), güvenli yerler, tırmalama yüzeyleri, oyun ve oyuncaklar, tuvaletler. Bunlar evdeki bir kedinin temel kaynaklarıdır, her biri çoklu, eve dağılmış ve yaşlı kedilerin ihtiyaçlarının ve özel durumlarının hesaba katıldığı bir biçimde sunulmalıdır. Yaşlı kedilerde duyuların zayıflamasına ve/veya bilişsel işlev bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkabilecek oryantasyon problemleri olabilir; bu nedenle temel kaynaklara gece erişimini kolaylaştırmak için bunları birbirine bağlayan hatlarda küçük gece aydınlatmaları kullanabilirsiniz. Böylece kediniz gece mamaya, suya ya da tuvalete kalktığında gidip gelmesi kolaylaşacaktır.
Çok kedili evlerde yaşlı bir kedinin kaynaklara erişimi değişen koloni hiyerarşisi nedeniyle, yani başka bir kedinin yaşlı kedinin kaynaklara erişimini zorlaştırması nedeniyle süreğen bir stres kaynağına dönüşebilir. Bu tür hiyerarşik değişimler kedi kolonilerinde doğal olmalarına rağmen evdeki yaşamda yönetilmeleri ve güçsüzleşen kedinin yaşayacağı olası problemlerin engellenmesi önemlidir. Aksi takdirde yaşlı kedinin artan kronik stresi ve kaynak erişiminin zorlaşmasının neden olacağı çeşitli başka problemler yaşlılıkla gelen sorunların sadece artmasına neden olacaktır. Böyle durumlara yönelik olarak öncelikle iyi bir gözlemci olmalısınız çünkü bu konu dahilindeki birçok baskılama davranışı bunları fark etmeye yönelik aktif bir bilinç olmazsa kolaylıkla gözden kaçabilir. Salonda daha fazla zaman geçirmeye başlamış yaşlı kediniz ve koridorda yatarak dinleniyor sandığınız genç kediniz size bir şey sinyallemiyor olabilir ama aslında genç kedi koridorda nöbet tutarak yaşlı kedinin geçiş yolunu kapayıp diğer taraftaki bir kaynağa erişmesini engelliyor olabilir. Yaşlı kedinizin hoşlanmadığı için ya da yaşlandığı için artık daha az kullandığını düşündüğünüz bir kaynak, mesela daha önce dinlenmeyi sevdiği bir yer, başka bir kedinin yarattığı tehdit nedeniyle uzak durmayı tercih ettiği bir yer haline gelmiş olabilir. Bu konulardaki farkındalığın en aciliyet taşıdığı konu, doğal olarak, suya, gıdaya ve tuvalete erişimdir. Yaşlı kediniz, iştahı azaldığı için ya da başka bir tıbbi sorun nedeniyle değil, tehdit algısı arttığı için de daha az yemek yiyor, daha az su içiyor ve daha az tuvalete gidiyor olabilir. Tırmalama eşyalarını kullanmayı, oyuncaklara erişimi ve interaktif oyunlara katılımı da aynı mantıkta ele alabilirsiniz. Temel kaynakların herhangi birinde yakaladığınız bu tip problemleri, yaşlı kedinizi rahatlatacak şekilde zaman kaybetmeden çözüme ulaştırmalısınız. Gerekirse, sorun yaşanılan kaynaklarda sadece yaşlı kedinizin kullanacağı şekilde düzenlenmiş yeni alternatifler sağlamalısınız.
Su ve mama kapları yaşlı kedinizin kolaylıkla erişmesini sağlamak için çok sayıda ve eve dağılmış olarak sunulmalıdır. Eviniz çok katlıysa her katta mutlaka ikisinden de yeterli adette bulunmalıdır.
Su ve mama kaplarının kedinin eğilmesini gerektirmeyecek şekilde yerden biraz yükseltilmiş olmaları özellikle dejeneratif eklem hastalıklı kediler için büyük bir kolaylık olacak, su ve gıda alımlarındaki olası azalmaları engellemeye yardım edecektir.
Su ve mama kapları yaşlılık konusundan bağımsız olarak hiçbir zaman yan yana sunulmamalıdır. Bu şekilde kedilerin daha az su içtiği bilinmektedir.
Diğer yerlere ek olarak, yaşlı kedinizin dinlendiği ve uyuduğu yerlerin çok yakınlarında, gezindiği hatlarda (yüksek yerler dahil) mutlaka taze su bulunmalıdır. İşlevsel anlamda, kedinizin suya gitmesindense su, her fırsatta, kedinizin karşısına çıkmalı.
Çok kedili evlerde, yaşlı kedinizin su ve mama ihtiyacını diğer kedilerce rahatsız edilmeden karşılaması önemlidir. Maması zaten muhtemelen farklı bir mama olacaktır (yaşlı kedi maması ya da reçeteli vet. maması ya da ilaç katılmış mama) ve bu durumda yaşlı kedinizin diğer kedilerin mamasını yememesi, diğer kedilerin de yaşlı kedinizin mamasını yememesi önem taşıyacaktır. Ayrıca yaşlı kedinizin öğün miktarlarının küçülmesi ve sayılarının artması da (min. 5 öğün) genel olarak yapılması gereken bir değişimdir. Kedileri çipinden tanıyan ve sadece tanımlanmış kediyi kaseye eriştiren besleyiciler bu durumda iyi bir çözümdür. Bu imkân olmadığında yaşlı kedinizin beslenmesini koşullarınız dahilinde çözümlerle diğer kedilerden ve petlerden yalıtabildiğiniz kadar yalıtmalısınız, özellikle birbirlerinin mamalarına ilgi gösteriyorlarsa.
Normalde olduğu gibi, yaşlanan kedinize de tercih ettiği tırmalama yüzeylerini çoklu ve eve dağılmış olarak sağlamalısınız fakat eklem rahatsızlıkları gibi yaşlılığa bağlı değişimler nedeniyle kedinizin hayatı boyunca sürdürdüğü tercihlerinde değişimler olabileceğinin farkında olmalısınız. Sık rastlanan ve çoğunlukla da gizli kalan osteoartrit ya da spondiloz deformans (bkz. hastalıklarla ilgili sayfamız) nedeniyle kediniz dikey tırmalama yüzeylerini kullanırken ağrı yaşayabilir ve bu nedenle yatay ya da eğimli yüzeyleri tercih eder hale gelebilir. Kedinizi iyi gözlemleyin. Hep kullandığı tırmalama yüzeylerini kullanmayı azalttıysa, bazı tırnaklarda aşırı uzamalar varsa alternatif çözümler sunmalısınız. Öncelikle, kedinizin alışık olduğu yüzey malzemesini değiştirmeden sadece daha yatay alternatifler sunmak mantıklı olacaktır. Bu yeni ürünleri de kedinizin daha önce kullandığı ürünlerin hemen yanına koyarak geçiş sürecini kolaylaştırabilirsiniz.
Bu konu, aşağıdaki “Avcılık Davranışları ve Oyun” başlığı altında ele alınmıştır.
Yaştan bağımsız olarak doğru bir tuvalet kurgusu şöyle olmalıdır:
En az kedi sayısından bir fazla tuvalet olmalıdır. Ev çok katlıysa her katta tuvalet olmalıdır.
Tuvaletin boyu kedinin boyunun (burun ucu - kuyruk başlangıcı mesafesi) en az bir buçuk katı, eni de rahatça dönebileceği genişlikte olmalıdır.
Tuvaletin üzeri açık olmalıdır. (Güvenlik ve kontrol duygusunun korunması ve toz maruziyetinin azalması)
İçine konulan ürün, kumsu yani ince taneli ve kokusuz olmalıdır. Herhangi bir koku giderici kimyasal da katılmamış olmalıdır.
Tepsiye tuvalet torbası geçirilmemiş olmalıdır.
Tuvaletin yeri erişimi kolay, her zaman ulaşılabilir ve sakin bir nokta olmalıdır.
Tuvaletteki dışkı ve idrar topakları her gün en az bi̇r kez, i̇dealde 2 ya da daha fazla sayıda temi̇zlenmeli̇dir. 3-4 haftada bir genel temizlik yapılmalıdır.
Kedinin dışkısının ve idrarının takibi (miktar, renk, koku, doku, kıvam gibi özelliklerin değişimi) her zaman yapılmalı ve dikkat çeken değişimler olduğunda durum telefonla kaydedilerek veterinerle hemen paylaşılmalıdır. Yaşlılıkta bu takipte daha da hassas olunmalıdır. Bu gözlemleri engelleyen tipteki tuvaletler kullanılmamalıdır.
Yaşlılıkta kedinizin olası mobilite sorunları, ağrıları ya da tuvalet ihtiyacını arttıran hastalıklar (böbrek, şeker vb.) nedeniyle kısa mesafelerde tuvalete ulaşması daha önemli hale gelebilir. Bunlar hesaba katılarak tuvalet sayısı gerekirse daha da arttırılmalıdır.
Yaşlılıkta eklem hastalıklarından, ağrılardan ya da kırılganlığın etkilerinden dolayı kediniz tuvalete girip çıkarken kenarı aşmakta zorlanıyor olabilir. Böyle bir durum olup olmadığını fark etmek için kedinizi iyi gözlemleyin; eğer varsa ya kenarları çok alçak olan tuvaletler kullanın ya da daha ideal bir çözüm olarak şeffaf bir plastik düzenleme kutusunun bir kenarına alçak bir giriş-çıkış deliği açarak kendin-yap bir tuvalet elde edin. Böyle bir tuvalette hem genel olarak eşelemeyle dışarı gidecek kumlar hem de eklem sorunları nedeniyle yeterince çömelemeyen bir kedinin dışarı kaçabilecek idrarı da içerde kalmış olacaktır. (Yukarıda bahsettiğimiz uygun boyutları sağlayan, üzeri açık, bir yanına giriş-çıkış deliği açılmış, şeffaf bir saklama kutusu piyasada satılan neredeyse bütün tuvaletlerden kedi için daha uygun bir tuvalettir. Kedinizin tüm yaşamı boyunca tuvalet çözümünüzü bu şekilde sağlayabilirsiniz.)
İlerlemiş sorunları olan kediler düşük girişli bir tuvalette bile zorluk yaşayabilir. Böyle durumlarda büyük tepsi, fırın tepsisi vb. ürünler kullanabilirsiniz (ya da kendin-yap tuvaletinizdeki giriş-çıkış deliğini daha da alçaltabilirsiniz). Tepsinin altına ve çevresine emici pedler koyabilirsiniz. İçindeki kumu da temiz tutmalı ve düzlemelisiniz çünkü bu düzeyde sorunu olan kedilerin dengesinde de problem olabilir, hatta bazı kediler kumda dengesini tamamen kaybedebilir. Bu durumda kum yerine tepsinin içinde de ped kullanmak gerekebilir.
Yaşlı kedilerin; diyabete ya da kronik böbrek yetmezliğine bağlı fazla su içme, eklem sorunlarına bağlı ağrılar ve yavaş hareket etme, azalan mesane kontrolü, bilişsel gerilemeye bağlı oryantasyon problemleri gibi sebeplerden tuvalete erişiminde ve kullanımında problemler yaşayabileceğini unutmayın. Olmaması gereken yerlerde çiş ya da kaka gördüğünüzde kedinize kızmamalı, tuvalet düzeninizi kedinizin durumunu dikkate alarak nasıl kolaylaştırabileceğinizi analiz edip hemen uygulamaya geçmelisiniz.
Kediniz dışarı çıkan bir kediyse artık evde de tuvaletler bulunmalıdır. Kediniz, genel yaşlılık koşulları ya da bir hastalık nedeniyle tuvaleti geldiğinde dışarıdaki yerlere eskisi gibi aynı hızda ve kolaylıkta erişemeyecektir. Ayrıca sıcağı, soğuğu, yağmuru tolere etmeleri de yaşlılıkta zorlaşacaktır.
Kediniz yine de tuvalet ihtiyacını dışarıda gidermek istiyorsa evin çok yakınlarında bir yerde yeni eşelediğiniz bir toprak parçasını ek bir tuvalet noktası olarak bu kullanıma ayırabilir, düzenli olarak temizliğini yapabilirsiniz. Yaşlı kediler için alan savunmasıyla ilgili becerilerinin azalması büyük stres yaratan bir konuya dönüşebilir. Evin hemen yakınında tuvalet yeri olması, kedinin işini evden uzaklaşmasına gerek kalmadan en kısa sürede görüp eve dönmesini sağlar yani potansiyel tehditlerle karşılaşma riskini azaltır. Bu konuda daha da tedirgin olan kediler, tuvalet sırasında başka kedilere ve hayvanlara karşı kendilerini güvende hissedebilmek için giderken haber verip sizi de yanında götürmek isteyebilir. Tuvalet nöbetinizin tadını çıkarmaya çalışın…
Sütun 3 - Yaşlı kedi versiyonu: Oyun ve avcılık davranışlarının tatmin edilmesinin yaşlı kedinizin fiziksel ve zihinsel becerilerinin, psikolojik sağlığının ve genel yaşam kalitesinin korunması için en önemli araçlarınızdan biri olduğunu bilmeli; yaşlı kedinizin sağlık durumunu, hareket kabiliyetini, duyusal ve bilişsel değişikliklerini dikkate alarak yapacağınız yeni düzenlemelerle bu konuya önem vermeye devam etmelisiniz.
Kediler için oyun aslında avcılık içgüdülerinin ve avcılık davranışlarının tatmin edilmesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu süreçler kediye yavruluk sonrası yaşamının diğer evrelerinde de büyük fayda sağlar: Fizyolojik ve bilişsel sağlığın korunması, kısırlaşma sonrası gerçekleşen metabolizma yavaşlaması ve iştah artışıyla yükselen obezite riskinin azaltılması, sıkılmanın ve depresyonun engellenmesi, kas ve iskelet sisteminin güçlü tutulması, bir kedinin ihtiyacı olan doğal çevreye göre birçok açıdan kısıtlı ve eksik olan evin keyifli ve katlanılır bir yaşam alanına dönüşmesi gibi konularda düzenli interaktif oyun en önemli yardımcınızdır. Oyunun dozajını (süresi, sarf edilen toplam fiziksel efor, oyun sırasında kedinizi teşvik ettiğiniz hareketlerin zorluğu) kedinizin fiziksel ve tıbbi durumuna göre ayarlayarak bu çok değerli aktiviteyi kedinizin yaşamında günlük olarak tutmaya devam etmelisiniz.
Kedinizin fiziksel, bilişsel ve psikolojik olarak sağlıklı yaşlanmasına yardım edecek en önemli araçlarınızdan biri de yine interaktif oyundur, yani kedi oltasıyla gerçek bir avlanmayı simüle edecek şekilde uygulanan oyun seansları. Kediniz çocukluğundaki gibi havada taklalar atarak oynamayabilir hatta belki önünden geçen bir kuş tüyüne sadece yattığı yerden patisini savurarak oynamak isteyebilir. Bir şekilde “ava” angaje olarak biraz zaman geçirmesi, oyunun başarıya ulaştığını, kedinizin o anki koşulları dahilinde fiziksel ve bilişsel olarak küçük de olsa önemli bir egzersizi yaptığını gösterir. (Doğru kedi oynatma hakkında detaylı bilgi için 5 Sütun’u ele aldığımız Evdeki Kedi bölümümüzdeki “Kedi Avcılık İçgüdüsü” başlıklı sayfamızdan faydalanabilirsiniz.)
Oyun seanslarının süresi ve yoğunluğu doğal olarak azalacaktır. Bunda bir problem yoktur. Günde 2-3 kez sadece 3-5 dakika sürecek oyun seansları bile sedanter bir yaşlı kedi için çok büyük bir fark yaratacaktır. Daha fazla oynamak isterse ne güzel…
Kedilerin avcılık içgüdüsünün tetiklenmesinde av olarak kullanılan nesneler önem taşır. Konu yaşlı kediler olduğunda bu av nesnelerinin küçülmesi avantajınıza olacaktır. Fare ya da kuş yerine daha çok böcek büyüklüğünde nesneler düşünün. Ve bunları sık sık, aynı oyun seansı içinde de, değiştirin. Kedinizin ilgisinin sürmesi için oyuncak rotasyonu önemli bir konudur.
Kedinizin hayatı boyunca tercih ettiği olta ucu oyuncakları yaşlılıkta değişebilir. Büyüklük, doku, renk ve hareket biçimi açısından denemeler yaparak tercihlerin ne tarafa kaydığı konusunda fikir edinebilirsiniz.
Oyunda kedinizin motivasyonunun artmasında çevre kurgusu da önemli bir faktördür. Balonlu naylon, kraft kağıdı, kargo kolileri, hışırtılı kumaşlar, tüller vb. nesnelerle oyun seansı alanınızda yapay bir “çalılık” oluşturmanız, avı bunların arasında gizleyerek hareket ettirmeniz, ses çıkarmasını sağlamanız kedinizin yok sandığınız avcılık davranışlarını sizi şaşırtacak düzeyde ortaya çıkarabilir, çok daha verimli bir oyun seansı geçirmenizi sağlayabilir.
Kedinizin oyun sırasında bir yerlere rahatça çıkabilmesini sağlamak için koltuk vb. daha yüksekteki yerlere rampalarla erişim sağlamanız hem kedinizin daha fazla zevk alması hem de daha kapsamlı bir egzersiz yapması açısından faydalı olacaktır.
Oyun oynadığınız zeminlerin çıplak olmamasına, kediniz için “çekiş gücü” sağlayacak halı, kilim, mat vb. ürünlerle kaplı olmasına dikkat edin.
Kedinizin düşme-çarpma ihtimali olan yerlerde de yastık vb. yumuşak nesnelerle güvenliğini sağlamayı unutmayın.
Yaşlı kediler de, genç kediler gibi günde bir iki kez enerji patlaması yaşayabilir. Oyun seanslarını bu zamanlarda düzenlemeniz kedinizin oyuna daha fazla angaje olmasını sağlayabilir.
Kuru mama atma oyununu mutlaka günlük oyun repertuvarınıza katmayı düşünmelisiniz. Bu şekilde kediniz kaseye kafasını gömüp iki dakikada sıfır hareketle günlük enerji ihtiyacının önemli bir yüzdesini almak yerine 10-15 dakika boyunca her bir mama tanesi için vücudunu bir yerden bir yere hareket ettirmiş olur. Bu oyun sırasında her bir mama tanesi için kedinizin hareket etmesi için mamaları farklı yönlere atın ya da iki atış arasında mamayı yedikten sonra size gelmesini bekleyin. Yerinde sabit duruyorsa mamayı önüne atmayın.
Kediniz eğer fazla kilolu ya da obez ise öncelikle veterinerinizle bir zayıflatma programına başlamanız gerekir. (Obez kedinizi kendiniz zayıflatmaya çalışmayın; yağlı karaciğer hastalığından kedinizi kaybedebilirsiniz.) Obez bir kediyle oyunda, kediniz belli bir kiloya düşene kadar, özellikle ağrıları da varsa, avı sadece gözüyle takip edip yerinde yuvarlanabilir. Kilo verdikçe ve mobilitesi arttıkça oyun dozunu siz de buna göre yavaş yavaş arttırmalısınız. Başlarda avı çok uzaklaştırmadan, kedinizin seviyesinden yükseltmeden, arada isterse pati atabileceği mesafelerde, kafasının önünde, yatay aksta hareket ettirerek oynayabilirsiniz. Mobilitesi arttığında kurguladığınız rampalarla sehpa vb. eşyaların üzerine çıkmaya ya da evinizde merdiven varsa bunları kullanmaya teşvik edebilirsiniz. Üzerinde oynadığınız zeminlerde kedinizin tutunmasını kolaylaştıran bir şeyler olduğundan emin olun, çıplak parke vb. zeminler kediler için kaygandır, yaşlı kediler için iyice sorunludur.
Kedinizde amputasyon ya da nörolojik sebeplerle mobilite problemleri, sağırlık ya da körlük varsa kedinizin oyuna ihtiyacı olmadığını ya da oyun oynayamayacağını düşünmemelisiniz. Bu problemlere sahip kediler, tıbbi durumları göz önünde bulundurularak kurgulanan oyun seanslarında normal bir kediyle aynı motivasyonda oyun oynayabilirler. Kediler bıyıkları ve yüzlerindeki diğer bıyık benzeri kıllarla hava akımlarının yönünü ve hızını algılayarak yakınlardaki avların yerini, yönünü ve hızını anlayabilir. Ayrıca bize göre çok daha güçlü olan koku duyularını da avlanma sırasında aktif kullanırlar. Yani kedinizin avı hedefleyebilmek için illa görmesi ya da duyması gerekmez.
Doğadaki kedilerin diyeti; yaklaşık %50-60 protein (biyoyararlanımı yüksek, sindirimi kolay, kaliteli hayvansal protein), %30-40 yağ ve %1-2 karbonhidrat içerir. Yapılan araştırmalarda kedilerin, imkân verildiğinde, günlük gıdalarını 8 ilâ 20 öğünde yemeyi tercih ettikleri görülmüştür. Bunun önemli bir nedeni, ortalama bir kedinin mide hacminin pinpon topu kadar olmasıdır. Bu nedenle, çabuk doyup çabuk acıkırlar; bu da fazla öğün gereksinimi anlamına gelir. Günlük porsiyonun çoğu kedi sahibinin yaptığı gibi 2-3 öğünde verilmesinin kusma gibi sindirim sistemi sorunlarına, agresyon artışına, aktivitenin azalmasına, obeziteye neden olabildiği bilimsel çalışmalarda tespit edilmiştir.
Yaşından bağımsız olarak, kedilerin günlük gıdasının en az 5 öğünde verilmesi tavsiye edilmektedir, dolayısıyla sindirim işlevleri zayıflayan yaşlı kedilerde buna dikkat etmek çok daha önemlidir.
Ortalamada 12 yaş ve sonrasındaki kedilerde; sindirim sistemi işlevlerindeki bozulmalar, koku duyusundaki zayıflama, ağız problemleri, bilişsel işlev bozuklukları ya da yaşlılığa bağlı başka sorunlardan dolayı iştah azalabilir, biyoyararlanım düşer, kas ve kilo kaybı hızlanabilir. Bu nedenlerle, bu yaşlardaki kedilerin; sindirilebilirliği yüksek, hayvansal kaynaklı kaliteli proteinlere ve yağa sahip, enerji içeriği yüksek, tam ve dengeli mamalarla çok öğünlü olarak beslenmeleri daha da önem taşır.
7 ilâ 11 yaşındaki kedilerde, yani “olgun yetişkinlik” ("mature adult") evresinden başlayarak yaşlılıkta 11 yaşın sonuna kadar günlük enerji ihtiyacı azalır fakat 12 yaş civarında, yukarıda bahsettiğimiz yaşlılığa bağlı sorunlar nedeniyle tekrar artar ve normalden de fazla bir seviyeye gelebilir. Bu geçişlerin farkında olmak ve gerekli beslenme değişikliklerini veterinerinizle yapmak önemlidir.
Yaşlılık evresi mamalarında, genel olarak, kronik böbrek hastalığı riskindeki artış nedeniyle fosfor seviyesinin azaltılmış olması, eklem sağlığı için omega-3 yağ asitlerinin eklenmiş olması ve çeşitli fizyolojik işlevlerin desteklenmesi için gerekli vitamin, mineral ve antioksidanların eklenmiş olması beklenir.
Kedilerde zaten normalde de karşımıza çıkan bir sorun olan az su alımı, yaşlılıkta daha büyük riskler oluşturur. Bu konuda neler yapabileceğinizi öğrenmek için sağlıkla ilgili Soru-Cevap sayfamızda “Kedim Az Su İçiyor…” başlıklı soruya bakabilirsiniz.
Bir mamanın protein miktarı tek başına yeterli bilgiyi vermez. Kediler için önemli olan biyoyararlanımı yüksek, sindirimi kolay hayvansal proteindir. (Et, tavuk, hindi, balık) Yaşlı kedilerde bu protein niteliklerinin önemi azalmaz, tam tersi artar. Kuru madde bazında bu oranın %40-%50 arasında olması ideal olandır. (Kedide böbrek hastalıkları varsa bu oranın düşmesi gerekebilir.)
Mamanın "içindekiler" bölümündeki malzeme sıralaması önemlidir. Başa yazılan malzeme daha çok kullanılandır. Bu nedenle, ilk 5 maddenin ama özellikle de ilk üç maddenin ikisinin kaliteli hayvansal proteinler (et) olmasına önem verin. Yalnız şuna da dikkat etmelisiniz: Örnek olarak, listede ilk madde "taze tavuk eti" olabilir, yani üretim sırasında ağırlıkça en fazla tavuk eti girmiştir fakat etin ort. %75'inin su olduğu düşünülürse, piştikten sonra yani kuru madde bazında hesaplandığında listede başta olan tavuk eti sıralamada aşağı inecektir. Bu nedenle, listede içeriklerin yanında yüzdelerinin de yazması, size ağırlıklı proteinin gerçekten kaliteli hayvansal protein olup olmadığını göstermesi açısından önemlidir. Liste, örnek olarak, "Taze tavuk eti (%25), kurutulmuş tavuk eti (%20),..." şeklinde başlıyorsa bu, daha kaliteli bir mamaya işarettir.
Mamada aşağıdaki malzemeler varsa kaçının:
"Et ve et türevleri" (belirsiz protein kaynağı)
"Mısır gluteni" (Protein oranını ucuza arttırmak için katılan malzeme)
"Şeker, karamel" (Renklendirme amaçlı gereksiz malzemeler)
"BHA, BHT, etoksiquin" (Tartışmalı koruyucular)
Yaşlı kedinizin ağırlığını, en geç iki haftada bir, bebek ya da pet tartısıyla ölçün ve sonucu kaydederek gidişatını takip edin. Bu şekilde, verdiğiniz mamanın etkisini anlayıp miktarda yapacağınız küçük oynamalarla sağlıklı kilosunu koruyabilirsiniz. (Kedinizin sağlıklı ağırlığı, vücut durumu skoru 5 olduğundaki kilosudur. Bkz. "Yaşlı Kedilerin Bakımındaki Değişimler" sayfasındaki BCS tablosu. Kediniz obeze yakın fazla kilolu ya da obezse veterinerinizle zayıflatma programı oluşturun. Herhangi bir sebeple kediniz iki haftada vücut ağırlığının %10'unu kaybettiyse derhal veterinerinize gidin.)
İştahı azalmış kedinizin yemesini kolaylaştırmak için yapabilecekleriniz:
Günlük miktarı minimum beş öğünde vermek.
Farklı markaların mamalarını deneyerek en iştahla yediği mamaları tespit etmek.
Sadece kuru mama yiyorsa diyetine yaş mama eklemek.
Farklı dokularda mamalar denemek. (Pate mama ya da parçalı mama gibi.) Özellikle kedinizin ağız sağlığı problemleri varsa (fark etmemiş olabilirsiniz) yumuşak mamaları parçalı mamalara ya da kuru mamaya tercih edebilir. (Böyle durumlarda verdiğiniz kuru mamayı da biraz suyla ezip püreleştirmek işe yarayabilir.)
Islak mamaları 37-38°C olacak şekilde ısıtarak vermek. Isıtılan mamaların kokuları artar. Koku duyusu azalması sebebiyle iştahı azalan kediler bu şekilde daha fazla yiyebilir.
Oyun ve mamayı ilişkilendirmek.
Kuru mama tanelerini atarak oyun oynamak.
Kedi oltasıyla oyun sırasında “av”ı her yakalayıştan sonra mama vermek.
Sevdiği puzzle besleyicileri kullanmak. (Puzzle besleyicilerle ilgili bölümlerimizden faydalanabilirsiniz. bkz. "Kedi Avcılık İçgüdüsü" ve "Puzzle Besleyici Yapımı" sayfalarımız)
Mama tanelerini farklı yerlere saklayarak kedinizi koku duyusunu kullanmaya ve hareket etmeye teşvik etmek. (Kediniz yeterince ilgi göstermiyorsa daha sevdiği ve daha kokulu bir mamayı saklayın.)
Kedinizin çok sevdiği, tercihen kokusu da güçlü, kediye uygun bir gıdayı (sade et-tavuk-balık suyu vb.) ıslak ya da kuru ana mamalara karıştırmak. (Evde kediniz için yaptığınız bu tip mamalarda kediler için zararlı gıdalar kullanmadığınızdan emin olun: Soğan, tuz, şeker vd.)
Bazı kediler yemek yerken okşandığında daha iştahla yer. Eğer bu tip bir kediniz varsa mama verdiğinizde onunla konuşmanız ve okşamanız işe yarayabilir.
Sütun 4 - Yaşlı kedi versiyonu: İnsan-kedi sosyal etkileşimlerinin kediniz için pozitif, istikrarlı ve öngörülebilir olmasını sağlamalısınız. Yaşlı kedinizin bireysel sağlık durumu, hareket kabiliyeti, duyusal ve bilişsel değişikliklerine bağlı olarak sosyal etkileşim tercihleri değişebilir. Bu değişikliklerin farkında olmalı ve etkileşimlerinizi buna göre uyarlamalısınız.
Yaşlılıkla ortaya çıkan hareket kısıtlılıkları, duyusal ve bilişsel gerilemeler, olası tıbbi durumların neden olduğu ağrı ya da başka problemler; kedinizin sizinle ya da evdeki diğer insan (ve hayvanlarla da) sosyal etkileşim tercihlerinde değişimler ortaya çıkarabilir. Eskiden sevdiği tipte etkileşimlerden bir nedenle kaçınabilir; başka tipte bir etkileşimi tercih ediyor olabilir. Bu değişimlerin farkında olmalı ve kedinizin yeni tercihlerine göre etkileşim biçimlerinizi değiştirmelisiniz. Yaşlı kedinizin evdeki diğer insanlar, özellikle çocuklar ve petlerle olan etkileşimlerini iyi gözlemlemeli ve kedinizin tercihleri ve gereksinimleri doğrultusunda yönetmelisiniz.
Kedinizin yaşından bağımsız olarak, etkileşimin başlatılması, ne kadar süreceği, ne tipte ve yoğunlukta olacağı, ne zaman bitirileceği gibi konuları kedinize bırakmalısınız. O anda etkileşim kurmak istemiyorsa zorla etkileşimi başlatmamalı, etkileşimi bitirmek istediğinde zorla devam ettirmeye çalışmamalısınız.
Kediniz, kişiliğine ve yaşlılığın ondaki etkilerine göre sizinle daha yakın bir ilişki biçimine geçebilir ama bilişsel gerileme gibi bir nedenden dolayı daha asosyal de olabilir. Eski kedinizi elde etmeye çalışmak yerine kedinizin güncel durumunun ve tercihlerinin farkında olup buna uyum gösterin.
Kişisel alan güvenliği, soliter bir tür olan kedi için bizim algılayamayacağımız kadar önemlidir. Yaşlılığa bağlı gerçekleşen duyusal işlev gerilemeleri nedeniyle, birçok durumda kediniz kendisine yaklaşıldığını daha geç fark edecektir, hatta uyuyorsa hiç fark etmeyebilir. Buna ek olarak, yaşlılıkla ilgili genel işlev azalmalarından dolayı çevresel tehdit algısı ve güvensizlik hissi de daha yüksek olabilir. Tüm sosyal etkileşimlerde, öncelikle kendinizi kedinize güvenli bir mesafedeyken, onu rahatsız etmeyecek şekilde fark ettirmelisiniz. Evde çocuklar varsa bu konunun farkında olmalarını mutlaka sağlamalısınız. Kediniz kör ya da sağırsa bu konudaki hassasiyetiniz çok daha yüksek olmalıdır.
Yaşlılığa bağlı herhangi bir sebepten ötürü kediniz belirli bir pozisyonda durmak istemeyebilir, vücudunun belirli bir yerine teması artık istemiyor olabilir… Bu tür değişimleri fark edip (veterinerinizle de konuyu ele aldıktan sonra) etkileşiminizin fiziksel şeklini kedinizin yeni tercihlerine göre ayarlamalısınız. Hayatı boyunca kucağa alınmaktan hoşlanan bir kedi artık bunu istemiyor olabilir. Tersi de olabilir. Kucağın çukurluğu güvenlik duygusuna, sıcaklığı artritine iyi geliyordur ve artık kucak seansları en sevdiği şeylerden biri de olabilir.
Evde küçük çocuklar ya da başka petler varsa kedinizin yaşlılığını iyi niyetle de olsa kolaylıkla cehenneme çevirebileceklerinin farkında olmalı ve kedinizin bu bölümde bahsettiğimiz ihtiyaçlarının doğru karşılanabilmesi için gereken her türlü aksiyonu almalısınız.
Çok kedili evlerde, kediler arası sosyal etkileşimler bir kedinin yaşlılığa bağlı fiziksel, bilişsel ve duyusal işlev kayıpları ya da hastalığa bağlı ortaya çıkan durumlara bağlı olarak değişebilir. Sosyal hiyerarşide kaymalar ve yer değişimleri olabilir. Yaşlanan ve güçsüzleşen bir kedinin bu durumu, “bölge genişletmek” isteyen bir kedi tarafından fırsat olarak algılanabilir. Bu algıya bağlı olarak eskiden araları iyi olan ya da iyi gibi görünen kediler arasında düşmancıl etkileşimler başlayabilir. Barışçıl etkileşimlerin azalıp, düşmancıl etkileşimlerin artması yaşlı kedinizin stresini arttıracaktır. Bu tür durumların farkında olmalı, düşmancıl etkileşimleri sezip ortaya çıkmadan engellemeli, gerekirse yaşlı kediye özel, sadece onun erişebildiği, temel kaynakların hepsini içeren korunaklı bir yaşam alanı kurgulamalısınız.
Kediler arası ilişkilerin değişmesi hiyerarşi kaynaklı değil, iki kedinin fiziksel durumları arasındaki farkın açılmasıyla ilgili de olabilir. Önceden birlikte oynayabilen kedilerden birinin yaşlanması nedeniyle ortaya çıkan yeni durumlar ve gereksinimler diğer kedinin anlamlandıramadığı tepkilere neden olabilir. Eskiden yaptığı gibi oyun için üzerine atladığı arkadaşı, yaşlanmanın etkisiyle ortaya çıkmış bir ağrı nedeniyle agresif tepkiler veriyor olabilir. Ya da yaşlı kedi dinlenirken ya da uyurken duyularındaki zayıflama nedeniyle diğer kedinin yaklaştığını fark etmeyip bir anda yanında belirivermesinden, temas etmesinden rahatsız olabilir, korkabilir. Bu tür durumların farkında olmak ve gerekli önlemleri zaman geçirmeden almak yaşlı kedinizin genel stresini azaltır ve yaşam kalitesini ciddi ölçüde yükseltir.
Oyun, tımarlama, tırnak kesme, diş fırçalama gibi etkileşimleri kedinizin yaşlılığa bağlı değişimlerini ya da olası tıbbi problemleri fark etmek için fırsatlar olarak da görmelisiniz. Kedinizin hareketlerindeki bir değişikliği, vücudundaki herhangi bir farklılaşmayı, belirli bir noktaya temas ettiğinizde verdiği tepkilerdeki değişimleri, diş etlerindeki kızarıklığı ya da şişmeyi, derideki küçük bir kabarıklığı, sertliği ya da iyileşmeyen küçük bir yarayı fark edip veterinerinize aktarabilir ve tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük sorunlar çıkaracak bir hastalığın erken teşhis edilip kolayca tedavi edilmesini sağlamış olabilirsiniz.
Kedinizde eğer bilişsel işlev bozukluğu sendromu (kedi demansı gibi düşünebilirsiniz) varsa rutinler daha da önem kazanır. Böyle bir kediyle sosyal etkileşimlerinizde belirli düzenlere sadık kalmanız onun çevresel kontrol duygusunun çökmemesine katkı sağlayacaktır. (mesela, her gün belirli bir saate oyun, belirli bir saatte kucakta okşanma, belirli bir saatte tımarlanma gibi onun alıştığı bir rutini özenle korumanız…)
Sütun 5 - Yaşlı kedi versiyonu: Yaşlı kedinizin çevresel güvenlik ve kontrol duygularının korunmasında, yaşlılığa bağlı tüm işlevsel gerilemeler de hesaba katıldığında, aşina olunan kokusal çevrenin devamlılığı daha önemli hale gelir. Bu nedenle, kedinizin kokusal davranışlarını engellememeye, evinizin alışıldık koku profilini bozmamaya özellikle dikkat etmelisiniz.
Kedinizin kokusal davranışlarını engellemediğinizden emin olun. Yanaklarını duvarların ya da mobilyaların kenarlarına sürten bir kedi kokusal işaretleme davranışı göstermektedir. Oraları silmeyin. Aynı şekilde tırmalama davranışının bir işlevi de koku işaretlemesiyle bölge tanımlamaktır. Yaşlılığa bağlı eklem problemlerinin dikey tırmalama ürünlerinin kullanımını zorlaştırabileceğini belirtmiştik. Kedinizin kullanabileceği alternatif ürünlerle tırmalama davranışlarının sürmesini sağlamak kokusal açıdan da önemlidir.
Kedinizin yaşlılığında evinizin alışıldık koku profilini bozabilecek değişiklikler yapmamaya özen göstermelisiniz. Zorunlu durumlarda ortaya çıkabilecek yeni kokuların nötralize edilmesi için gerekli önlemleri almalısınız. (Mesela yeni bir mobilyanın alınması. Bu yeni eşyayı önce nemli bezlerle iyice silmeli sonra da kedinizin kokusunun sinmiş olduğu tekstillerle iyice silmelisiniz.)
Kedinizin kokusal algısının devamlılığını bozabilecek kokulu ürünleri evinizde ve özellikle kedinizle ilgili konularda kullanmayın. (Kokulu kumlar, kedi kumuna katılan ürünler, oda spreyleri, mumlar, parfümlü yüzey temizleme ürünleri vb.)
Veterinere gidip gelen kedilerin kokuları, yapılan işlemler nedeniyle genelde değişir. Evde başka kedileriniz varsa bu kokusal değişim nedeniyle veterinerden dönen kediyi bölgelerine tecavüz eden yabancı bir kedi sanabilirler. Bu da agresif davranışların ortaya çıkmasına neden olabilir. Yaşlı kedilerin veteriner ziyaretleri sıklaştığı için bu durumun riski artar ve doğru yönetilmesi daha da önem taşır.
Eve geri gelen yaşlı kedinizi tüm temel kaynaklarıyla birlikte diğer kedilerin girmeyeceği bir odaya kapatın ve kediler sakinleşinceye kadar ayrı tutun. En fazla kullandığı, üzerinde zaman geçirdiği, kokusunun sinmiş olduğu tekstillerle, sağlık durumu el veriyorsa, kürkünü silerek kokusunu normale döndürmeye yardım edin. Bu süreçte diğer kedilerin karantina odasının kapısının hemen dışında zaman geçirmelerini engelleyin. (Bu, iki tarafın da stresini arttırabilir.)
Veteriner kokuları kaybolduğunda durum normale dönecektir fakat veterinerde yapılan işlemlere ve kedinizin kendini temizleme hızına göre bu süreç biraz zaman alabilir. En az birkaç saat, hatta istisnai bazı durumlarda günler gibi düşünebilirsiniz. Yaşlı kedinizi diğer kedilerin arasına salarken mutlaka iyi gözlemleyin ve kedilerinizin davranışlarının normalleşmediğini görürseniz agresif davranışların ortaya çıkmasına izin vermeden yaşlı kedinizi tekrar karantina odasına geri döndürün. (Bu yeniden tanıştırma işlemine başka insanları dahil etmeyin, sadece siz olun.)
Kedinizin kullandığı tekstillerin hepsini aynı anda yıkamayın ki kokusal devamlılık korunabilsin. Yıkama için de parfümsüz bebek deterjanlarını tercih edin, yumuşatıcı kullanmayın.
S. L. H. Ellis ve ark. (2013). AAFM and ISFM Feline Environmental Needs Guidelines:. Journal of Feline Medicine and Surgery. DOI: 10.1177/1098612X13477537. | Arşiv bağlantısı
M. Ray ve ark. (2021). 2021 AAFP Feline Senior Care Guidelines. Journal of Feline Medicine and Surgery. DOI: 10.1177/1098612X211021538
R. Eyre ve ark. (2021). Aging cats prefer warm food. Journal of Veterinary Behavior. DOI: 10.1016/j.jveb.2021.09.006 | Arşiv bağlantısı
P. Johnson-Bennett (2020). Cat vs. Cat. ISBN-13: 978-0143135586 (ISBN-10: 0143135589). Yayınevi: Penguin Books
American College of Veterinary Behaviorists (2020). Decoding Your Cat. ISBN-13: 978-0143135586 (ISBN-10: 0143135589). Yayınevi: Houghton Mifflin Harcourt
Z. Todd (2020). Purr: The Science of Making Your Cat Happy. ISBN: 9781771648141 (ISBN-10: 1771648147). Yayınevi: Greystone Books
M. M. Delgado (2024). Play With Your Cat!. ISBN: 9780593541340. Yayınevi: Tarcher
P. Johnson-Bennett (2011). Think Like a Cat. ISBN: 978-0-14-311979-1. Yayınevi: Penguin Books
Special considerations for senior cats. (26 Eylül 2025). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: iCatCare | Arşiv bağlantısı
Cognitive dysfunction syndrome. (26 Eylül 2025). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: iCatCare | Arşiv bağlantısı
Hypertension in cats. (26 Eylül 2025). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: iCatCare | Arşiv bağlantısı
Cancer in cats. (26 Eylül 2025). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: iCatCare | Arşiv bağlantısı
Feline Diabetes. (2024). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: Cornell Feline Health Center | Arşiv bağlantısı
Feline Dental Disease. (Haziran 2024). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: Cornell Feline Health Center | Arşiv bağlantısı
Hypertension. (2021). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: Cornell Feline Health Center | Arşiv bağlantısı
Constipation. (2021). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: Cornell Feline Health Center | Arşiv bağlantısı
Warning signs of cancer. (2021). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: Cornell Feline Health Center | Arşiv bağlantısı
Lenticular Sclerosis in Cats. (8 Kasım 2023). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: VCA Hospitals | Arşiv bağlantısı
Cataracts in Cats. (22 Mayıs 2024). Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: VCA Hospitals | Arşiv bağlantısı
Elderly Cats. Erişim Tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: Cats Protection
"Elderly Cats" (pdf). (2025) Cats Protection. Erişim Tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: Cats Protection
"The Behaviour Guide" (pdf). (2025) Cats Protection. Erişim Tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: Cats Protection
M. M. Delgado. (5 Şubat 2026). Helping the aging cat: Understanding frailty. Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: what your cat wants | Arşiv bağlantısı
M. M. Delgado. (4 Mart 2026). Five easy ways to help your cat age well. Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: what your cat wants | Arşiv bağlantısı
M. Çolak (18 Ocak 2026). Kedi Maması Nasıl Seçilir? Etiket Okuma Rehberi 2026. Erişim Tarihi: 22 Ağustos2026. Erişim kaynağı: VetKriter
M. Çolak (19 Ocak 2026). Yaşlı Kedi Beslenmesi: 7 Yaş ve Üzeri Kediler İçin Beslenme Rehberi. Erişim Tarihi: 22 Ağustos2026. Erişim kaynağı: VetKriter
M. M. Delgado. Instagram paylaşımı. 18 Mayıs 2023. Erişim tarihi: 26 Ağustos 2026. Erişim yeri: Instagram | Arşiv bağlantısı
A. Sparks, S. L. H. Ellis, L. Rowe. Five-a-Day Felix | A report into improving the health and welfare of the UK’s domestic cats (pdf). Erişim Tarihi: 26 Ağustos 2026. Erişim Kaynağı: iCatCare
S. Handl, J. Fritz. The water requirements and drinking habits of cats. (12 Aralık 2018). Erişim tarihi: 26 Ağustos 2026. Erişim kaynağı: Veterinary Focus Online | Arşiv bağlantısı